Ankilozan spondilit egzersiz programı
Duruş, esneklik, solunum ve güçlendirme egzersizleri — çizimli anlatım ve haftalık programla, yazdırılabilir hasta rehberi.
Rehbere git →Romatolojik hastalıkların tanı ve tedavisinde güncel, bilimsel ve hasta odaklı bir yaklaşım. Bu sitede romatolojik hastalıklar hakkında güvenilir bilgiler ve sağlıklı yaşam önerileri bulabilirsiniz.
Doç. Dr. Hakan Babaoğlu, İç Hastalıkları ve Romatoloji uzmanı olarak Ankara Bilkent Şehir Hastanesi'nde görev yapmaktadır. Romatoid artrit, ankilozan spondilit, Lupus, gut, Ailevi Akdeniz Ateşi (FMF) ve diğer romatolojik hastalıkların tanı ve tedavisi ile ilgilenmektedir.
2010 yılında Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi'nden mezun oldu. İç Hastalıkları uzmanlık eğitimini 2015 yılında yine Hacettepe Üniversitesi'nde tamamladı. 2019 yılında Amerika Birleşik Devletleri'nde The Johns Hopkins University'de Lupus alanında araştırmacı (Research Fellow) olarak çalıştı. Romatoloji yan dal uzmanlığını 2020 yılında Gazi Üniversitesi'nde aldı.
Uzmanlık sonrasında Rize Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde İç Hastalıkları Uzmanı; Şırnak Devlet Hastanesi ve Erzurum Bölge Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde Romatoloji Uzmanı olarak görev yaptı. Temmuz 2022'den bu yana Ankara Bilkent Şehir Hastanesi Romatoloji Kliniği'nde çalışmaktadır.
Hastalarının hastalıklarını anlamalarını ve tedavi sürecine aktif olarak katılmalarını önemseyen Dr. Babaoğlu, bu web sitesinde romatolojik hastalıklar hakkında güvenilir bilgiler ve bilimsel kanıta dayalı sağlıklı yaşam önerileri paylaşmaktadır.
Romatoloji; eklemleri, kasları, kemikleri ve bağışıklık sistemini etkileyen hastalıkların tanı ve tedavisiyle ilgilenen bilim dalıdır.
Eklemlerde ağrı, şişlik ve sabah tutukluğu ile seyreden, erken tanı ve tedavi ile kontrol altına alınabilen iltihaplı eklem hastalığı.
Rehberi oku →Genç yaşta başlayan, istirahatle artan bel ağrısı ve sabah tutukluğu ile kendini gösteren omurga romatizması.
Rehberi oku →Cilt, eklemler, böbrekler ve diğer organları etkileyebilen, düzenli takip gerektiren otoimmün bağ dokusu hastalığı.
Rehberi oku →Ürik asit birikimine bağlı, sıklıkla ayak başparmağında ani ağrı ve şişlik atakları ile seyreden; tedavi ve beslenme düzenlemesiyle önlenebilen hastalık.
Rehberi oku →Tekrarlayan ateş, karın ve göğüs ağrısı atakları ile seyreden, ülkemizde sık görülen genetik otoinflamatuar hastalık.
Rehberi oku →Tekrarlayan ağız ve genital bölge yaraları, göz iltihabı ve cilt bulguları ile seyreden, ülkemizde sık görülen sistemik vaskülit.
Rehberi oku →Sedef hastalığına eşlik edebilen, eklemlerde ağrı, şişlik ve tutukluğa yol açan iltihaplı eklem romatizması.
Rehberi oku →Ağız ve göz kuruluğu, eklem ağrıları ve yorgunluk ile seyreden otoimmün hastalık.
Rehberi oku →Damar iltihapları (vaskülitler), skleroderma, ve miyozitler gibi diğer romatolojik hastalıklar.
Rehberi oku →Bilimsel kanıta dayalı, anlaşılır bilgiler ve pratik öneriler.
Duruş, esneklik, solunum ve güçlendirme egzersizleri — çizimli anlatım ve haftalık programla, yazdırılabilir hasta rehberi.
Rehbere git →Kavrama gücünü koruyan parmak, başparmak ve el bileği egzersizleri — çizimli anlatım ve eklem koruma ipuçlarıyla.
Rehbere git →Esneme ve güçlendirme hareketleri, bel dostu günlük alışkanlıklar ve "hangi bel ağrısı doktora gitmeli?" rehberi.
Rehbere git →Planlama neden bu kadar önemli? Hangi ilaçlar sürer, hangileri değişir; gebelikte ve sonrasında takip.
Devamını oku →Canlı-cansız aşı ayrımı, önerilen aşılar ve biyolojik tedavi öncesi aşı planlaması.
Devamını oku →Kademeli egzersiz, enerji yönetimi (pacing), uyku hijyeni ve stresle başa çıkma — kanıta dayalı yaklaşım.
Devamını oku →Düzenli ve doğru egzersiz, eklem sağlığını korur, ağrıyı azaltır ve yaşam kalitesini artırır. Hangi egzersizler güvenli, nelere dikkat edilmeli?
Devamını oku →Zeytinyağı, balık, sebze ve meyve ağırlıklı Akdeniz tipi beslenmenin iltihaplı romatizmal hastalıklar üzerindeki olumlu etkileri.
Devamını oku →Ürik asit seviyesini etkileyen besinler, kaçınılması gerekenler ve gut ataklarını önlemeye yardımcı yaşam tarzı değişiklikleri.
Devamını oku →D vitamini eksikliğinin belirtileri, kimlerin risk altında olduğu ve kemik erimesinden (osteoporoz) korunma yolları.
Devamını oku →Sigaranın romatoid artrit başta olmak üzere romatizmal hastalıkların gelişimi ve tedaviye yanıt üzerindeki olumsuz etkileri.
Devamını oku →Uzun süren eklem ağrısı, sabah tutukluğu, açıklanamayan ateş ve yorgunluk… Hangi belirtiler romatolojik hastalık habercisi olabilir?
Devamını oku →Romatoloji pratiğinde sık kullanılan ilaçlar için pratik kullanım ve güvenlik rehberleri.
Haftada tek gün kullanım kuralı, folik asit desteği, takip testleri ve dikkat edilecekler.
Rehberi oku →FMF ve gutta düzenli kullanımın önemi, ilaç etkileşimleri ve antibiyotik uyarısı.
Rehberi oku →Lupus ve romatoid artritte temel ilaç; düzenli göz kontrolünün önemi.
Rehberi oku →Tedavi öncesi taramalar, aşılar, saklama koşulları ve bilinmesi gerekenler.
Rehberi oku →Kademeli doz artışı, kan takibi ve bilinmesi gereken zararsız renk değişikliği.
Rehberi oku →Doğru kullanımda güçlü bir dost: en düşük doz, en kısa süre ve asla aniden kesmeme kuralı.
Rehberi oku →Romatolojide sık istenen testler — sonucunuzu doğru anlamanız ve gereksiz endişeden korunmanız için.
RF pozitifliği ne zaman anlamlı, anti-CCP neden daha değerli?
Rehberi oku →Genetik yatkınlık belirteci — pozitif çıkması hasta olduğunuz anlamına gelmez.
Rehberi oku →Takibinizi kolaylaştıran, muayeneden en yüksek verimi almanızı sağlayan pratik formlar.
FMF ve gut atakları için: tarih, süre, tetikleyici ve şiddeti kaydedin — tedavi kararlarını güçlendirin.
Aracı aç →İlaç günü, folik asit günü ve kan tahlili takvimi — buzdolabına asılacak kart.
Aracı aç →İlaç listesi, belirti özeti ve getirilecekler — ilk muayeneden tam verim için.
Aracı aç →Poliklinikte en sık duyduğum soruların yanıtları. Sorulara tıklayarak açabilirsiniz.
Kortizon, iltihabı en hızlı bastıran ilaçtır ve romatolojide çoğunlukla düşük dozda ve kısa süreli "köprü tedavi" olarak kullanılır: asıl ilaçlar etkisini gösterene kadar size nefes aldırır.
Halk arasındaki kötü ünü, yüksek dozların uzun süre ve kontrolsüz kullanıldığı eski dönemlerden gelir. Hekim kontrolünde, planlı ve mümkün olan en düşük dozda kullanıldığında yararı riskinden büyüktür. Kortizonu kendi kararınızla artırmayın, azaltmayın ve aniden kesmeyin.
Bu ilaçlar düzenli laboratuvar takibiyle kullanılır: belirli aralıklarla kan sayımı, karaciğer ve böbrek testleri yapılır. Bu takip, olası bir yan etkiyi daha sorun yaratmadan, çoğu zaman siz hiçbir şey hissetmeden yakalamamızı sağlar.
Yani doğru soru "ilaç zarar verir mi?" değil, "takibim düzenli mi?" olmalıdır. Takipli hastada bu ilaçlar güvenlidir; asıl risk, takipsiz ve düzensiz kullanımdadır.
Cansız (inaktif) aşılar — grip, zatürre (pnömokok), COVID-19, tetanoz gibi — genellikle güvenle yapılabilir; hatta bağışıklığı baskılayan tedavi alan hastalara özellikle önerilir.
Canlı aşılar (kızamık, suçiçeği, sarıhumma gibi) ise biyolojik tedavi sırasında genellikle yapılmaz; gerekiyorsa tedavi öncesinde planlanır. Kural basit: her aşıdan önce romatoloğunuza sorun.
Çoğu romatizmal hastalık kroniktir — "kökten kür" henüz mümkün değildir. Ancak tedavinin hedefi nettir: remisyon, yani hastalığın tamamen sessizleştiği, eklemlerin şişmediği, yaşamın etkilenmediği durum.
Modern tedavilerle hastaların büyük bölümü bu hedefe ulaşır; çalışır, spor yapar, normal bir yaşam sürer. Hedef, hastalığın sizi değil, sizin hastalığı yönetmenizdir.
Hayır — kendi kararınızla bırakmayın. İyi hissetmeniz çoğu zaman ilacın işe yaradığını gösterir; ilacı kesmek, sessiz duran hastalığı yeniden uyandırabilir. Ani ilaç bırakma, poliklinikte gördüğümüz alevlenmelerin en sık nedenidir.
Uzun süre remisyonda kalan hastalarda dozlar kademeli azaltılabilir — ama bu karar birlikte, planlı şekilde alınır.
Evet, olabilir. Bazı romatizmal hastalıklarda kan testleri tamamen normal kalabilir; örneğin romatoid artritli hastaların yaklaşık dörtte birinde "romatizma testleri" (romatoid faktör, anti-CCP) negatiftir.
Bunun tersi de geçerli: testlerin pozitif olması tek başına hastalık demek değildir. Tanı; öykü, muayene ve testlerin birlikte değerlendirilmesiyle konur.
Hayır — bu en yaygın yanılgılardan biridir. Romatizmal hastalıklar her yaşta görülebilir; ankilozan spondilit ve lupus gibi bazıları tipik olarak 20-40 yaş arasında başlar. Çocukluk çağının kendine özgü romatizmal hastalıkları da vardır.
Gençlerde "yaşınız genç, bir şey olmaz" diye geçiştirilen uzun süreli bel ve eklem ağrıları ciddiye alınmalıdır.
Çoğu romatizmal hastalıkta sağlıklı gebelik mümkündür — ancak planlama önemlidir. Bazı ilaçların gebelikten belirli bir süre önce kesilmesi veya gebelikte güvenli olan alternatiflerle değiştirilmesi gerekir.
En doğru adım: gebeliği planlama aşamasındayken romatoloğunuzla konuşmak. Hastalığın remisyonda olduğu dönemde planlanan gebelikler hem anne hem bebek için en güvenlisidir.
"Doğal" her zaman "zararsız" demek değildir. Bazı bitkisel ürünler romatizma ilaçlarıyla etkileşime girer, bazıları karaciğere yük bindirir; içeriği belirsiz "eklem kürleri" ise ciddi risk taşıyabilir.
Kullanmayı düşündüğünüz her ürünü hekiminize söyleyin — ve hiçbir takviyeyi ilaçlarınızın yerine geçirmeyin.
Birçok hasta soğuk ve nemli havalarda ağrı ve tutukluğunun arttığını hisseder — bu gerçek bir duyumdur ve sizi haksız çıkarmıyoruz. Ancak bilmeniz gereken: hava koşulları hastalığın gidişatını değiştirmez ve eklem hasarı yapmaz.
Yani tedavi mevsime göre değil, hastalık aktivitesine göre planlanır. Soğuk günlerde sıcak tutmak ve hareketi sürdürmek rahatlatıcıdır.
Muayene ve randevu için aşağıdaki bilgileri kullanabilirsiniz.
Randevunuza gelirken varsa önceki tetkik sonuçlarınızı, kullandığınız ilaçların listesini ve daha önceki raporlarınızı yanınızda getirmeniz muayenenin verimliliğini artırır.
MHRS'den Randevu Al