"Doktor bey, ne yemeliyim?" — romatoloji polikliniğinde en sık duyduğum sorulardan biri. Beslenme hiçbir romatizmal hastalıkta ilaç tedavisinin yerini tutmaz; ancak doğru beslenme düzeni iltihabı azaltmaya yardımcı olabilir, kalp-damar sağlığını korur ve kendinizi daha iyi hissetmenizi sağlar. Bilimsel kanıtı en güçlü model ise Akdeniz tipi beslenmedir.
Akdeniz diyeti nedir?
Akdeniz diyeti aslında bir "diyet"ten çok bir yaşam biçimidir; Akdeniz kıyısı ülkelerinin geleneksel mutfağını temel alır. Ana bileşenleri şunlardır:
- Zeytinyağı: Ana yağ kaynağıdır. İçerdiği tekli doymamış yağlar ve polifenoller ile iltihap karşıtı özellik taşır.
- Sebze ve meyve: Her öğünde, bol ve çeşitli. Renk çeşitliliği farklı antioksidanlar demektir.
- Balık: Haftada en az 2 kez; özellikle somon, sardalya, hamsi, uskumru gibi omega-3'ten zengin yağlı balıklar.
- Baklagiller: Mercimek, nohut, fasulye — haftada birkaç kez bitkisel protein kaynağı olarak.
- Tam tahıllar: Beyaz ekmek ve rafine un yerine tam tahıllı ürünler, bulgur, yulaf.
- Kuruyemişler: Ceviz, badem, fındık — günde bir avuç, tuzsuz ve kavrulmamış.
- Az miktarda: Kırmızı et (ayda birkaç kez), şeker ve şekerli içecekler, işlenmiş gıdalar.
Romatizmal hastalıklarla ilişkisi nedir?
İltihaplı romatizmal hastalıklarda (romatoid artrit, ankilozan spondilit, psöriatik artrit gibi) vücutta süregelen bir inflamasyon vardır. Bilimsel çalışmalar Akdeniz tipi beslenmenin bu tabloya birkaç yoldan katkı sağlayabildiğini gösteriyor:
- Omega-3 yağ asitleri (yağlı balıklardan), iltihap oluşumunda rol alan moleküllerin üretimini azaltır. Bazı çalışmalarda romatoid artritli hastalarda eklem hassasiyetinde ve sabah tutukluğunda azalma bildirilmiştir.
- Antioksidanlar (sebze, meyve ve zeytinyağından), iltihap sürecinde artan oksidatif stresi dengelemeye yardımcı olur.
- Kalp koruması: İltihaplı romatizmal hastalıklar kalp-damar hastalığı riskini artırır. Akdeniz diyetinin kalp-damar olaylarını azalttığı büyük çalışmalarla kanıtlanmıştır — romatizma hastaları için bu, diyetin belki de en önemli faydasıdır.
- Sağlıklı kilo: Fazla kilo, hem yük taşıyan eklemleri zorlar hem de yağ dokusu iltihabi molekül üretir. Akdeniz diyeti sürdürülebilir kilo kontrolü sağlar.
Türk mutfağıyla Akdeniz diyeti
İyi haber: Geleneksel Türk mutfağı zaten büyük ölçüde Akdeniz tipi beslenmeye uygundur. Zeytinyağlı sebze yemekleri, kuru baklagil yemekleri, bulgur pilavı, cacık, mevsim salataları, balık — hepsi bu modelin parçasıdır. Yapmanız gereken çoğunlukla şu üç değişikliktir:
- Rafine unlu ve şekerli gıdaları (beyaz ekmek, hamur işi, tatlı, gazlı içecek) azaltmak,
- Kırmızı ve işlenmiş et (salam, sosis, sucuk) tüketimini seyrekleştirmek,
- Balık ve sebze ağırlığını artırmak.
Sık sorulan sorular
"Domates, patlıcan, biber romatizmayı azdırır mı?"
Halk arasında yaygın bir inanıştır; ancak bu sebzelerin romatizmal hastalıkları kötüleştirdiğine dair bilimsel kanıt yoktur. Aksine, sebze çeşitliliği önerilir. Belirli bir gıdanın sizde belirtileri tetiklediğini düşünüyorsanız, bunu hekiminizle paylaşın.
"Balık yağı kapsülü kullanmalı mıyım?"
Öncelik her zaman balığın kendisidir. Takviye kullanmayı düşünüyorsanız — özellikle kan sulandırıcı ilaç kullanıyorsanız — mutlaka önce hekiminize danışın.
"Gut hastasıyım, bu diyet bana uygun mu?"
Akdeniz diyetinin genel çerçevesi gut için de uygundur; ancak gutta bazı ek kurallar vardır. Bu konuyu gut hastalığında beslenme yazısında ayrıntılı ele aldım.